Ebrulim AskSevgi Aşk Nedir
Sevgi Nedir Sevgi Aşk Hakkında Yorumlar
Aşk
Aşk, iyi geceler öpücügünü uzun
tutmaktir. Beklentidir.
Aşk, delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim
etmektir. Saygidir.
Aşk, zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir.
Aşk, simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir.
Aşk, saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir
Aşk, Seviselim demeden sevismek, yanindakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktir.
Aşk,
baglandigini sandiginda, karsindakine hayir deme sansini tanimaktir.Inceliktir.
Aşk,
korumaktir. Sorumluluktur.
Aşk,
ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.
Aşk,
durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir.
Aşk,
evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
Aşk,
sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir.
Aşk,
saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir.
Aşk,
sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir.Mutluluktur.
Aşk,
gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanik kalip seni
biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir.
Aşk,
tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir.
Aşk,
uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir.
Aşk,
kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
Aşk,
evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.yatagin üçte birine
sikismaktir. Yakinliktir.
Aşk,
evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.
Aşk,
hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Aşk,
gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk,
ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk,
hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Aşk,
gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk,
ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk,
pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir.
Aşk,
rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin
yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yalnizliktir.
Aşk,
asla anlatilmayacak hikayelerdir. Özeldir. Kiymetini Bilene Tabiiiii :)
Sevgi
Kişi sevdiğiyle
olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadar, onunla yaşar!.
Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile
“sevgi”yi birbirine karıştırırız.
“Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla
açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde
tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir
duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında
taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk
yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.
“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…
Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak
istersin!. Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk
aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır
aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun
içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen kaybolursun, sende;
sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!.. Onun bakışıyla bakar, onun
değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan
başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz
olur!.
Her an sana sahip olmasını; varlığının,
tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!…
Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir
beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.
Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok
edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini
görürler de, “sen o olmuşun” derler!
Beğenen sahip olmak ister…
Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder
her şeyi sevdiği uğruna!.
Bazılarının da sevgi kokusu sürülür
üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o
koku siliniverir üzerinden “kopamama” sabunuyla!. Parasından kopamaz… Mevkiinden
kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde yaşadığı ortamın güzelliklerinden
kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!. Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini
sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye başlar, yetersizlikler görmeye başlar…
Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini; uzaktan acıyarak seyretmeye
başlar… Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!. Bu tecrübe
gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!.. Beğeniyi, sevgi
sanmıştır!..
Uzaklaşma ondan gelmemiş de,
karşısındakinden gelmişse, bu defa “nefret”e döner “beğeni”; ondan intikam alma
duygusu gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu
yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, layık olmadığını
yaşamanın sanısı içinde!..
Oysa yalnızca, fıtratında olmayan gerçek
sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için,
kendisine hoş gelen huyları için, mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir;
sevdiğini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde
kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir…
Seven ise göze almıştır kopmayı…
Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak kalmayı…
Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek
üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan… O
yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!
Seven, karşılıksız sever!…
Beğenen karşılığını ister!.
Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım
sahip olduklarıma, der beğenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez
aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi
çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane
gibi sevemez!. atamaz kendini ateşe!.
Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni
ise sonunda kaçmayı!.
Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, “sevgi”
delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin
deyip, her şarta katlanmayı! Ve “delillik bu” derler…
Beğenme bir tür “hobi”dir!… Bazen ömür
boyu sürer, bazen birkaç yıl, bazen bir kaç ay!..
Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez,
bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!. Çoğunlukla karşısındakinden
yüzünü göstermesinden gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü O!…
O zaman onlar için derler ki, “Allah”a aşık oldu!..
“Kendine seçtikleri”dir sevenleri bir
çehreden!… Özünden sevgiyi yaşayanlardır, “mukarreb”leri!…
Hünerlerini sergilemek için yaratmıştır
herşeyi…
Sevmek için yaratmıştır sevilenleri!.
Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak
yaratmıştır “aşk”ı yaşattıklarını!..
Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk
olduğunu!..
Oysa gerçek “aşk” O’nun ateşine pervane
gibi atılıp; varlığını O’nda yitirip; O’nun “Baki”liğini yaşattıklarıdır gerçek
“aşık”lar!..
Özel bir fıtratla gelmişlerdir onlar,
“aşık” olmak için!.. Yaşamları boyunca bir değer taşımamıştır dünya ve
içindekiler!..