Çemberimde Gül Oya, Çağan Irmak'ın yönetmenliğinde 2004 mayısından
itibaren Kanal D ekranlarında gösterilmiş ve 12 Eylül 1980 öncesi
Türkiye'sindeki yaşamdan kesitler sunan dizi filmdir.
Dizinin konusu
Feriha 25 yaşında trendy bir dergide çalışan, günümüz kayıp
gençliğine örnek modern bir kızdır. Özel hayatı ve iş hayatının çok
kötü gittiği bir dönemde, dergi 1970'li yılların kayıp gençliğini
anlatan dört bölümlük bir yazı dizisi hazırlamaya karar verir ve bu
sorumluluk Feriha'nındır. Feriha, seyircinin uzun süre nedenini
bilemeyeceği bir sebepten küskün olduğu annesiyle bu ropartajı
yapmaya karar verir.
Annesi Yurdanur'un, kendi hikayesini kızının ve seyircinin bilmediği
bir şekilde anlatmasıyla, seyirci 1970'lerin çalkantılı, zorlu ve
nahit günlerine götüren nostaljik bir yolculuk ve Feriha'nın ölen
babası Mehmet'le annesinin muhteşem aşk hikayesi başlar.
Yurdanur'un gençlik hikayesi 1970'lerdeki üniversite öğrenici
olaylarıyla başlar. Sağ ve sol fraksiyonlarla uzak bir arkadaş
çevresinden gelen Yurdanur, olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en
yakın arkadaşını kaybeder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım
eli Mehmet'indir. Mehmet örgüt üyesi solcu bir gençtir ve bu genç
adam hikayenin ilerleyen bölümlerinde Yurdanur'un eşi ve Feriha'nın
babası olacaktır. Bu iki genç korkunç anarşik olaylar
fonunda
karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, dönemin
tipik bir burjuva anasından gelen Yurdanur'un siyasal yelpazenin
sağında olan babası Dinçer Bey ve annesi Sema karşılarına çıkan bir
engel olacaktır.
Mehmet, kendi hallerinde geçimlerini küçük bir kumaşçı dükkanıyla
sağlayan ailesiyle kavga etmiş, bir oda arkadaşıyla, konağının tüm
odalarını kiraya veren Madam'ın konağında yaşamaktadır. Bu konak,
her bir odasında barındırdığı rengarenk tipleriyle izleyenlere
apayrı hikayeler sunacak olan dizinin ana mekanıdır. İlerleyen
bölümlerde Mehmet ve Yurdanur'ın da yuvası olacak olan bu mekanda üç
aile daha yaşamaktadır. Birinci aile, kızı ve damadı Almanya'da işçi
olan, hafif tatlı kaçık Suna Hanım, küçük torunu Ercan ve İstiklal
savaşı gazisi bunak Gazi dede'den oluşan Egeli ailedir. Gazi Dede,
eve gelen yabancıların Rum Ajanı olduğunu düşünen, Atatürk'ün
öldüğüne inanmayan konağın doğal komiğidir. İkinci aile Urfa'dan
göçmüş Sultan, 17 yaşlarındaki güzel kızı Zarife ve fabrikada
ustabaşı olarak çalışan maço baba İbrahim'dir. Üçüncü aileyse,
pavyonda ses sanatçısı olan Canan Cansev ve dostu Selo'dur. Bu takma
atlı ve herkesin fahişe gözüyle baktığı genç kadın, aslında temiz ve
saf bir kasaba kızıdır. Konağın sahibi Madam Niki arada kira almaya
uğrayıp, evdeki cümbüşe dedikodularıyla renk katan renkli bir
azınlıktır.