Artık iyice yaşlanmakta olduğunu fark eden Naşit,
hayatında eksik kalan tek şeyin oğlu Selim'in mutlu bir aile
kuramaması olduğunu fark eder. Oğluyla konuşan hatta ona evlenmesi
için uygun gördüğü birkaç iyi aile kızından bahseden Naşit, oğlunun
sürpriziyle karşılaşır. Selim, evleneceği kıza karar vermiştir.
Naşit, Selim'in Sevgilisi Nazan ve müstakbel kayınvalidesi
Neriman'la tanıştığında korkuya kapılır. Çünkü iş hayatının kurdu,
insan sarrafı olan Naşit, Nazan ve Neriman'ın bir servet avcısı
olduğunun farkına varmıştır. Ancak bu konuda Selim'i ikna etmesi
imkansızdır. Çünkü Selim aşıktır ve aşkın da gözü kördür. Zaten
babasıyla yıllarca çatışmış olan Selim'i inandırmak
mucizelere kalmış bir iştir
Naşit için...
Oğlunu bu tuzaktan kurtaramayacağını düşünerek bu evliliğe razı olan
Naşit, çaresizlik içinde karalar bağlamışken, şans yüzüne güler ve
karşısına Leyla'yı çıkarır. Tabi bu karşılaşma Naşit'i ilk anda
sevindirecek türden değildir. Ne de olsa Leyla'ya cüzdanını
kaptırmasına ramak kalmıştır. Leyla, Naşit'in kendisini karakola
götüreceğinden emin olduğu anda Naşit, bir anlaşma teklif eder.
Bu anlaşma Leyla'nın Selim'i kendisine aşık ederek Nazan'dan
vazgeçirmesini şart koşmaktadır. Leyla, yaşlı babaannesini düşünerek
bu anlaşmayı kabul eder.
Anlaşmaya göre; Naşit, Leyla'yı kendi yalısının yanında ki yalıya
yurtdışından yeni gelmiş zengin bir ailenin kızı gibi
yerleştirecektir. Arkadaşları ise yalının uşağı, şöförü, aşçısı gibi
işler üstlenecektir. Leyla'dan tek istediği ise oğlunu kendisine
aşık etmesi ve Nazan'a olan kör aşkından kurtarmasıdır. Tek şart ise
oğlu ona aşık olduğunda oğluyla evlenmeye kalkmayacak ve ortaya
çıktığı gibi bir anda kaybolacaktır.
Sevda Çiçeği de bu konseptin, yani; Leyla'nın Selim'i kendisine aşık
etme çabası, bu süreç içinde de aslında yavaş yavaş Selim'e aşık
olmasını konu alır. Elbette itiraf etmese de aynı süreçte Selim'de
yavaş yavaş ona aşık olacaktır.