3:14. Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın
yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal
hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı.
Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki
varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır.
VELİ,DOST
3:28. Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin.
Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri
yoktur. Ancak kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden sakınmanız
başkadır. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor.
Dönüş yalnız Allah'adır.
KALB
3:29. De ki:
İçinizdekileri gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir.
Göklerde ve yerde olanları da bilir. Allah her şeye kadirdir.
HAKKI GİZLEMEK
3:71. Ey ehl-i
kitap! Neden doğruyu eğriye karıştırıyor ve bile bile gerçeği
gizliyorsunuz?
TEVBE
3:90. İnandıktan
sonra kâfirliğe sapıp sonra inkârcılıkta daha da ileri
gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Ve işte onlar,
sapıkların ta kendisidirler.
İNFAK
3:92. Sevdiğiniz
şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça "iyi" ye eremezsiniz. Her
ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.
EHLİ KİTABA UYMAK
3:100. Ey iman
edenler! Kendilerine kitap verilenlerden bir guruba uyarsanız
imanınızdan sonra sizi yeniden inkârcılığa sevkederler.
VAHDET ,TEFRİKA
3:103. Hep
birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın;
parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz
birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi
birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler
olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken
oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle
açıklar ki doğru yolu bulasınız.
İYİLİK TOPLULUĞU
3:104. Sizden,
hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk
bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
TEFRİKA
3:105.
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa
düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
DOST,SIRDAŞ
3:118. Ey iman
edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar
size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya
düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından
(dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları
(düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız,
âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.
KAFİRLERE İTAAT
3:149. Ey iman
edenler! Eğer kâfirlere uyarsanız, gerisin geriye (eski
dininize) döndürürler de, hüsrana uğrayanların durumuna
düşersiniz.
İSTİŞARE
3:159. O vakit
Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen
kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp
giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et;
iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık
Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp
güvenenleri sever.
CİHADDAN GERİ DURMAK
3:168.
(Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında: "Bize uysalardı
öldürülmezlerdi" diyenlere, "Eğer doğru sözlü insanlar iseniz,
canlarınızı ölümden kurtarın bakalım!" de.
ŞEHADET
3:169. Allah
yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar
diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar.
KORKU VE İMAN
3:173. Bir kısım
insanlar, müminlere: "Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı
asker topladılar; aman sakının onlardan!" dediklerinde bu,
onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve "Allah bize yeter. O
ne güzel vekîldir!" dediler.
HAKKI GİZLEMEK(Gerçekleri Saklamak)
3:187. Allah,
kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara
açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diyerek söz almıştı.
Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa
değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!
ZİKİR
3:191. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine
yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin
yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:)
Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi
cehennem azabından koru !
ZİNA
4:15.
Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit
getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp
götürünceye yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde
hapsedin.
4:16. İçinizden
fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; eğer tevbe eder,
uslanırlarsa artık onlara ceza verip eziyet etmekten vazgeçin;
çünkü Allah tövbeleri çok kabul eden ve çok esirgeyendir.
MAHREMİYET
4:23. Analarınız,
kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş
kızları, kızkardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt
bacılarınız, eşlerinizin anaları, kendileriyle birleştiğiniz
eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız size haram
kılındı. Eğer onlarla (nikâhlanıp da) henüz birleşmemişseniz
kızlarını almanızda size bir mahzur yoktur. Kendi sulbünüzden
olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi birden almak da
size haram kılındı; ancak geçen geçmiştir. Allah çok bağışlayıcı
ve esirgeyicidir.
NİKAH
4:25. İçinizden,
imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin
altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan)
cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi
bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda
fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve
gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları
(cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de normal miktarda
verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür
kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme
izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz
ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve
esirgeyicidir.
KÜÇÜK GÜNAH
4:31. Eğer
yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin
küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere
sokarız.
İYİLİK
4:36. Allah'a
ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya,
akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya,
yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlar (köle,
cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini
beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.
KADIN VE ERKEK
4:34. Allah'ın
insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve
mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların
yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar
itaatkârdır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi
(kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş
kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları
yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün.
Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol
aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
ŞİRK
4:48. Allah,
kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını,
(günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allah'a ortak koşan
kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur.
TAGUT
4:51. Kendilerine
Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? TAGUT’a iman ediyorlar,
sonra da kâfirler için: "Bunlar, Allah'a iman edenlerden daha
doğru yoldadır" diyorlar!
İTAAT
4:59. Ey iman
edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre
(idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa
düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu
Allah'a ve Resûl'e götürün (onların talimatına göre halledin);
bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.
MAHKEME
4:60. Sana
indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri
sürenleri görmedin mi? Tâğut'a inanmamaları kendilerine
emrolunduğu halde, Tâğut'un önünde muhakemeleşmek istiyorlar.
Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.
EHLİ KİTAP
5:65. Eğer ehl-i
kitap iman edip (kötülüklerden) sakınsalardı, herhalde (geçmiş)
kötülüklerini örter ve onları nimeti bol cennetlere sokardık.
TEVBE
5:74. Hâla
Allah'a tevbe edip O'ndan bağışlanmayı dilemiyecekler mi? Allah
çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
YÜZ ÇEVİRMEK
5:75. Meryem oğlu
Mesîh ancak bir resûldür. Ondan önce de (birçok) resûller gelip
geçmiştir. Anası da çok doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek
yerlerdi. Bak, onlara delilleri nasıl açıklıyoruz, sonra bak
nasıl (haktan) yüz çeviriyorlar.
SAPIKLARA UYMA
5:77. De ki: Ey
Kitap ehli! Dininizde haksız yere haddi aşmayın. Daha önceden
sapan, birçoklarını saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir
topluma uymayın.
TAPINMAK
5:76. De ki:
Allah'ı bırakıp da sizin için fayda ve zarara gücü yetmeyen
şeylere mi tapıyorsunuz? Hakkıyla işiten ve bilen yalnız
Allah'tır.
LANET
5:78.
İsrailoğullarından kâfir olanlar, Davud ve Meryem oğlu İsa
diliyle lânetlenmişlerdir. Bunun sebebi, söz dinlememeleri ve
sınırı aşmalarıdır.
İNKARCILIK
5:86. İnkâr eden
ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince işte onlar
cehennemliklerdir.
DÜŞMANLAR
5:82. İnsanlar
içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak
yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman
edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da "Biz
hıristiyanlarız" diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde
keşişler ve râhipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.
TEKFİR
5:94. Ey iman
edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir
avlanma ile (onu yasak ederek) dener ki gizlide (kimsenin
görmediği yerde, gerçekten) kendisinden kimin korktuğu ortaya
çıksın. Kim bundan sonra sınırı aşarsa onun için acı bir azap
vardır.
HİCRET
5:97. Allah,
Kâbe'yi, o saygıya lâyık evi, haram ayı, hac kurbanını ve
(kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları (maddi ve manevi
yönlerden) insanların belini doğrultmaya sebep kıldı. Bu da
Allah'ın, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve
Allah'ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz
içindir.
5:103. Allah
bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey (meşru) kılmamıştır.
Fakat kâfirler, yalan yere Allah'a iftira etmektedirler ve
onların çoğunun da kafaları çalışmaz.
5:l05. Ey iman
edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse
size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O, size
yaptıklarınızı bildirecektir.
ATALAR
5:104. Onlara,
"Allah'ın indirdiğine ve Resûl'e gelin" denildiği vakit,
"Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter" derler.
Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor
iseler de mi?
TAGUT
4:60. Sana
indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri
sürenleri görmedin mi? Tâğut'a inanmamaları kendilerine
emrolunduğu halde, Tâğut'un önünde muhakemeleşmek istiyorlar.
Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor..
CİHAD
4:74. O halde,
dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda
savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip
gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
4:75. Size ne
oldu da Allah yolunda ve "Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu
şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından
bir yardımcı yolla!" diyen zavallı erkekler, kadınlar ve
çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!
CİHAD VE TAGUT
4:76. İman
edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise tâğut (bâtıl
davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın
dostlarına karşı savaşın; şüphe yok ki şeytanın kurduğu düzen
zayıftır..
4:77.
Kendilerine, ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın ve zekâtı
verin, denilen kimseleri görmedin mi? Sonra onlara savaş farz
kılınınca, içlerinden bir gurup hemen Allah'tan korkar gibi,
hatta daha fazla bir korku ile insanlardan korkmaya başladılar
da "Rabbimiz! Savaşı bize niçin yazdın! Bizi yakın bir süreye
kadar ertelesen(daha bir müddet savaşı farz kılmasan) olmaz
mıydı?" dediler. Onlara de ki: "Dünya menfaati önemsizdir,
Allah'tan korkanlar için ahiret daha hayırlıdır ve size kıl payı
kadar haksızlık edilmez.
ÖLÜM
4:78. Nerede
olursanız olun ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde
olsanız bile! Kendilerine bir iyilik dokunsa "Bu Allah'tan"
derler; başlarına bir kötülük gelince de "Bu senden" derler.
"Hepsi Allah'tandır"" de. Bu adamlara ne oluyor ki bir türlü laf
anlamıyorlar!
KURAN OKUMAK
4:103. Namazı
bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken
(daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın;
çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır
GEVŞEKLİK
4:104. O (düşman)
topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı
çekiyorsanız onlar da, sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedirler.
Üstelik siz Allah'tan, onların ümit etmedikleri şeyleri
umuyorsunuz. Allah ilim ve hikmet sahibidir.
KURAN VE HÜKÜM
4:105. Allah'ın
sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana
Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!
SELAM
4:86. Bir selam
ile selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeli ile
selamlayın; yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her
şeyin hesabını arayandır.
KURANDA ÇELİŞKİ YOK
4:82. Hâla Kur'an
üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah'tan
başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık
bulurlardı.
TEKFİR
4:94. Ey iman
edenler! Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman iyi anlayıp
dinleyin. Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine
göz dikerek "Sen mümin değilsin" demeyin. Çünkü Allah'ın
nezdinde sayısız ganimetler vardır. Önceden siz de böyle iken
Allah size lütfetti; o halde iyi anlayıp dinleyin. Şüphesiz
Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
HİCRET
4:97. Kendilerine
yazık eden kimselere melekler, canlarını alırken: "Ne işde
idiniz!" dediler. Bunlar: "Biz yeryüzünde çaresizdik" diye cevap
verdiler. Melekler de: "Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret
etseydiniz ya!" dediler. İşte onların barınağı cehennemdir;
orası ne kötü bir gidiş yeridir.
TAVIR
4:140. O (Allah),
Kitap'ta size şöyle indirmiştir ki: Allah'ın âyetlerinin inkâr
edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman,
onlar bundan başka bir söze dalıncaya (konuya geçinceye) kadar
kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz.
Elbette Allah, münafıkları ve kâfirleri cehennemde bir araya
getirecektir.
MÜNAFIK
4:142. Şüphesiz
münafıklar Allah'a oyun etmeye kalkışıyorlar; halbuki Allah
onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza
kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş
yaparlar, Allah'ı da pek az hatıra getirirler.
4:143. Bunların
arasında bocalayıp durmaktalar,ne onlara (bağlanıyorlar) ne
bunlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye asla bir (çıkar) yol
bulamazsın.
PEYGAMBERLERİ AYIRMAK
4:150. Allah'ı ve
peygamberlerini inkâr edenler ve (inanma hususunda) Allah ile
peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip "Bir kısmına iman
ederiz ama bir kısmına inanmayız" diyenler ve bunlar (iman ile
küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu;
Hz.İSA VE ÖLÜM
4:157. Ve "Allah
elçisi Meryem oğlu İsa'yı öldürdük" demeleri yüzünden (onları
lânetledik). Halbuki onu ne öldürdüler, ne de astılar; fakat
(öldürdükleri) onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında
ihtilâfa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık
içindedirler; bu hususta zanna uymak dışında hiçbir (sağlam)
bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler.
KATİL VE CEZA
5:32. İşte bu
yüzdendir ki İsrailoğulları'na şöyle yazmıştık: Kim, bir cana
veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın
(haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi
olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi
olur. Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama
bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırı
gitmektedirler.
5:33. Allah ve
Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya
çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya
asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut
da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki
rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.
HÜKÜM KISAS
5:44. Biz, içinde
doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat'ı indirdik.
Kendilerini (Allah'a) vermiş peygamberler onunla yahudilere
hükmederlerdi. Allah'ın Kitab'ını korumaları kendilerinden
istendiği için Rablerine teslim olmuş zâhidler ve bilginler de
(onunla hükmederlerdi). Hepsi ona (hak olduğuna) şahitlerdi. Şu
halde (Ey yahudiler ve hakimler!) İnsanlardan korkmayın, benden
korkun. Ayetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim
Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar
kâfirlerin ta kendileridir.
5:45. Tevrat'ta
onlara şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa
kulak, dişe diş (karşılık ve cezadır). Yaralar da kısastır (Her
yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bunu (kısası) bağışlarsa
kendisi için o keffâret olur. Kim Allah'ın indirdiği ile
hükmetmezse işte onlar zalimlerdir.
5:43. İçinde
Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl seni
hakem kılıyorlar da sonra, bunun arkasından yüz çevirip
gidiyorlar? Onlar inanmış kimseler değildir.
5:47. İncil'e
inananlar, Allah'ın onda indirdiği (hükümler) ile hükmetsinler.
Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fâsıklardır.
5:48. Sana da,
daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak
Kitab'ı (Kur'an'ı) gönderdik. Artık aralarında Allah'ın
indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların
arzularına uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir şerîat ve bir
yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat
size verdiğinde (yol ve şerîatlerde) sizi denemek için (böyle
yaptı). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin
dönüşü Allah'adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz
şeyleri(n gerçek tarafını) O haber verecektir.
ŞERİAT
5:49. (Sana şu
talîmatı verdik): Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve
onların arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir
kısmından seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer (hükümden) yüz
çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir
kısmını onların başına belâ etmek ister. İnsanların birçoğu da
zaten yoldan çıkmışlardır.
CAHİLİYYE KANUNU
5:50. Yoksa onlar
(İslâm öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? İyi anlayan bir
topluma göre, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır?
VELİ,DOST
5:51. Ey iman
edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar
birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden
onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler
topluluğuna yol göstermez.
5:55. Sizin
dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resulüdür, iman edenlerdir;
onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı
verirler.
SAPIK TOPLUMA UYMAK
5:77. De ki: Ey
Kitap ehli! Dininizde haksız yere haddi aşmayın. Daha önceden
sapan, birçoklarını saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir
topluma uymayın.
HELAL ,HARAM
5:87. Ey iman
edenler! Allah'ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz
kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. Allah sınırı
aşanları sevmez.
5:88. Allah'ın
size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yeyin ve
kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'tan korkun.
6:48. Biz,
peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak
göndeririz. Kim iman eder ve kendini
düzeltirse onlara
korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler.